Balgat 100. Yıl İşçi Sitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balgat 100. Yıl İşçi Sitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2013 Pazartesi

SÖYLENENLER, YAPILAN VE YAPILMAYA DEVAM EDİLENLER

SÖYLENENLER, 
YAPILAN VE YAPILMAYA DEVAM EDİLENLER
Mehveş Evin 
mehves.evin@milliyet.com.tr, 03.04.2013 MİLLİYET
Şehirleri kimler gasp etti?
Başbakan Erdoğan’ın “Yaşanabilir ve Estetik Şehirler“ sempozyumunda söylediklerini okuyunca gözlerim yaşardı... Yıllardır “orantısız, kontrolsüz ve çirkin yapılaşma”yı eleştiriyoruz. Bu nedenle Erdoğan’ın yaptığı konuşmadaki bazı bölümlerin altına şahsen imza atabilirim:
- Şehirler, estetik ruhu olmayan ellerde metropole, yani ruhu olmayan şehirlere dönüştü. Bazen arkadaşlarımız dere yatağını değiştirelim diyor. O dere yatağını bulur. Olan cana canana olur.
- Buralardan üç beş kazanacağız diye harap etmeyelim. Şimdi çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor. Beton zeminlerde çocuklara çocukluk inşa ediyoruz. Çimen inşa edelim onlara, bırakalım oralarda yuvarlansınlar.
- Birçok yerde yüksek binalar inşa etmeyi maharet sayıyoruz. Ben bunu maharet saymıyorum. İnsanoğlunu topraktan uzaklaştırıyoruz.
- Plan notlarıyla, emsallerle oynayanlar var. Belediyelerde bunu görüyorum. Ak Parti olarak 3 emsal azami ilkemiz olmalı. Plan notlarıyla oynayarak bunu 7’ye, 6’ya çıkarıyorsanız tarih sizi affetmez, bu millet sizi affetmez.
- Asla bunlarla oynama noktasına girmeyin. Sahilleri, denizleri tehdit etmeyin. Şehirlerimiz gasp edildi, işgal altında.
Bugüne nasıl geldik?
Gerçekten çok etkileyici... Öyle ki hükümete, Büyükşehir Belediyesi’ne yüzlerce dava açan Mimarlar Odası Başkanı bile takdir etmiş bu çıkışı.
Peki nasıl oldu da bugüne geldik? Nasıl şehirlerimiz tarihi varlıklarından koptu, yeşil alanlarını kaybetti? Nasıl dere yatakları değiştirildi, sahiller işgal edildi, denizler bitti?
Acaba Erdoğan’ın eleştirdiği bu yüksek binalı, ruhsuz, yeşillikten ve tarihten kopuk metropolleri, Marslılar mı inşa etti?
Acaba insanlarımızı topraktan uzaklaştırıp, estetikten, mimari bilgiden, şehir planlamasından yoksun beton kütlelerde yaşamasına, başka ülkelerden gelen işgalciler mi neden oldu?
Acaba plan notlarıyla ve emsallerle oynayanlar, bunlara göz yumup onaylayanlar, denetlemeyenler, ceza vermeyenler kimler?
Taraf gazetesinde, başta İstanbul’un Büyükdere caddesi olmak üzere, Levent ve Zincirlikuyu’daki yeni gökdelenlerle ilgili “emsal sorunları”na işaret eden bir haber yayımlandı.
Delice imarlaşma
Fakat ne yazık ki Başbakan’ın işaret ettiği sorunlar, sadece Beşiktaş ve Şişli’yle sınırlı değil. Ümraniye’den Sarıyer’e, Zeytinburnu’ndan Esenyurt’a, Maltepe’den Başakşehir’e, İstanbul’un neredeyse her santimetrekaresi, delice bir imarlaşmanın pençesinde.
İstanbul’un master planı çoktan unutuldu. Şehir, tüm bunlar yetmezmiş gibi yeni “proje”lerle kalan son yeşil alanı olan kuzeye doğru beton işgaline açılıyor.
Üstelik betonlaşma, topraktan kopma sorunu sadece İstanbul’la da sınırlı değil. Dere yataklarının doldurulmasının Karadeniz’de nasıl felaketlere yol açtığı, hafızalarda. TOKİ evlerinin mimari estetikten yoksunluğu sır değil.
Büyükşehir Belediyeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilikler, Kurullar ve elbette, imar yasalarını onaylayan Meclis... Kısacası herkesin Erdoğan’ın eleştirdiği çirkin beton şehirlerde payı var.
Peki bu “işgalin” bedelini kim ödeyecek?
ÇİMEN İNŞA EDİLMEZ
Başbakan’ın konuşmasına iki itirazım var:
1) Metropol, ruhu olmayan şehir değildir. İç içe geçmiş büyük kentlerden ve banliyölerden oluşan, kültür ve ekonomisi gelişmiş, nüfusu 1-10 milyon arasında değişen merkez şehir anlamında kullanılır. Dünyadaki pek çok metropolün ruhu vardır. İstanbul’un sorunu metropol olması değil, bu metropolün son 50 yıldır kötü yönetilmesidir.
2) Çimen inşa edilmez: Edilirse de bugün pek çok örneğini gördüğümüz küçük, süsleme amaçlı alanlardan ibaret olan sahte yeşil alanlarla sınırlı olur. Çocukların asıl faydalanacağı yerler, şehirlerde kalan son ormanlık alanlar ve korulardır. Hükümetin bizzat hazırladığı “Tabiat Varlıklarını ve Bioçeşitliliği Koruma Kanunu” onaylanırsa, topraktan tamamen kopuk bir nesil yetiştireceğimizi bilin.
***
100.YIL BİRLİK PARKI PLATFORMU
Ahmet Nedim Kaya - Koordinatör

1 Haziran 2013 Cumartesi

ANKARA 100. YIL BİRLİK PARKI NASIL RANTA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ?..

İNDİGO DERGİSİ & MAYIS: 2013 - ANKARA

Ankara 100. Yıl Birlik Parkı Nasıl Ranta Dönüştü?..

0
Tarih:  19 Mayıs 2013  |   Yazar:   Bayram Sarı  |  Kategori:  Sayı: 92
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından rant alanı olarak kullanılmak istenen Yüzüncü Yıl İşçi Blokları ndaki ‘ Birlik Parkı’ nda çocuk oyunu oynanmamaktadır. Sergilenen ince ince dokunmuş, suç ortaklarından bazılarının, hakkı teslim edilmek istenilen halk olduğu kirli bir oyun. Belediye ‘ kişisel hakları korumak’ adına, toplumun en doğal nefes alabilme, dinlenebilme hakkını elinden almaktadır.
Ankara 100. Yıl Birlik Parkı
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ nin 17 Haziran 2011 tarihinde aldığı Meclis kararı ile ‘ Birlik Parkı’ alanını kamuya açık olmayan ve yapılaşma içeren parklara dönüştürerek, sorunu üzerinden atmaya çalıştığı ve şimdi de, 29. 11. 2011 tarihli kararı ile alanı 2, 5 emsalli Ticaret- Konut alanı olarak planlayarak, aslen kamuya kazandırılması gereken yeşil alanda büyük ve haksız bir rant oluşturmaya çalışmaktadır.
Ankara 100. Yıl Birlik Parkı
3194 Sayılı İmar Yasası’ nın 15. maddesinin birinci fıkrası ‘ İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına ve tevhidine izin verilmez’ derken, yasanın 18. maddesi: 1- yol, 2- meydan, 3- park, 4- otopark, 5- çocuk bahçesi, 6- yeşil alan, 7- cami, 8- karakol gibi, imar planlarında kamusal hizmetlere verilen ve sekiz farklı kullanım için ayrılan yerlerin, ‘ düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında düzenleme ortaklık payı olarak’ yüzde otuz beşe’ e kadar düşülebilecek bedelsiz kesinti ile karşılanmasını öngörmektedir. Arsa ve arazi düzenlemeleri sonucu taşınmazların tapu kütüğünde yazılı yüz ölçümlerinden düşülen ‘ düzenleme ortaklık payı’ nın bir kamu hizmeti nedeniyle artan değer karşılığında, düzenlemeye konu edilen bölgenin gereksinmesi olan hizmet ve tesisler için kullanılmaları genel koşuldur.
1980′ li yılların başında ‘ Bedelsiz Terk’ oranı yüzde yirmi beş olarak hesaplandığından, imar izni almak isteyen arsa sahiplerinden ‘ Kamu Yararı’ na kullanılmak üzere Belediye, kendine bu oran üzerinden pay almaktaydı. Arsasına konut veya başka bir amaçla yapılaşmaya girişen kişinin, o dönem elindeki alanın yüzde yirmi beşini bedelsiz olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’ ne vermesi gerekiyordu. ‘ Bedelsiz Terk’ kuralına uymayan kişiye, İmar İzni verilmiyordu. Karşılıklı sözlerle İmar İzinleri ve Bedelsiz Terk anlaşmaları o dönemde yapılmış, yıllar sonra ne olduysa, arsaların sahipleri veya mirasçıları ‘ Bedelsiz Terk’ oluru vermediklerini, ama ellerinde İmar İzinlerinin olduklarını beyan ederek Belediye tarafından kamu için kullanılan arsalarını geri almak için hukuki işlem başlatmışlardır.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin açıklaması

Ankara Büyükşehir Belediyesi; “Kamuya bedelsiz terki öngörülen alanların plan notuna göre terki yapılmayarak, maliklerince donatı alanlarında kalan Çankaya ilçesi, Karakusunlar Kd. 7490 ve 7492 nolu kadastro parsellerine imar hakkı talep etmesi ve akabinde Belediyemiz aleyhine kamulaştırmasız el atma davaları açılması sonucu alınmış mahkeme kararları sebebi ile Belediye Meclisimizin 17. 06. 2011 gün 1791 sayılı kararı ile onaylanan 1/ 5000 ölçekli nazım planı değişikliğinde 3 adanın, parktan ticari rekreasyon alanına çevrilmiş olduğu, nazım imar planı değişikliğinin 06. 07. 2011 tarihinden itibaren bir ay süreyle çıkarıldığı, askı süresi içerisinde 17 adet dilekçe ile malikler adına itirazda bulunulduğu, itirazlar üzerine Belediye Meclisimizin 29. 11. 2011 gün ve 3438 sayılı kararı ile onaylanan 1/ 5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde, kadastro parsellerinin yaklaşık % 60′ ının terkine karşılık, yaklaşık % 40′ ında imar hakkı verilmesi suretiyle 3 park adasından 2′ sinin kurtarıldığı, yaklaşık 16000 metrekarelik alanın ise konut- ticaret alanına dönüştürüldüğü…” açıklamasını yapmıştır.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ ne konut- ticaret alanına dönüştürülmek istenen ‘ Birlik Parkımız’ bölgemizde yer alan yaklaşık on bin konutun ve civar bölgelerden ( Balgat, Öveçler, Çiğdem, Çukurambar, Karakusunlar, Söğütözü) gelen ailelerin etkin olarak kullandığı bir yer olması, bölgedeki tek park oluşu, on yıldır Büyükşehir Belediyesi tarafından bakımı, onarımı ve düzenlemesi için önemli düzeyde kaynak aktarılmış olması, spor ve benzeri aktivitelerin yapıldığı bir yer olması gibi özelliklerinden, parkın korunması ve bu alanın kamu yararına kullanımına devam edilmesi…’ gibi itiraz dilekçeleri halk tarafından bir ay süreyle verilmiş olup ( 1207 dilekçe) Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda: 16151 ada 2 nolu parselin itiraz edilen plan kapsamında bulunmadığı, aynı zamanda itiraz dilekçesinde bahsedildiği gibi konut- ticaret alanına dönüştürülen kısmın 16150, 27444, 27446 nolu adalar olmadığı, plan değişikliğinin alınmış yargı kararları ( !) doğrultusunda zorunluluktan kaynaklandığı, hususları tespit edilmiş olup, söz konusu itirazların ‘ Reddi’ ne ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporu oylanarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ nin doğasına uygun olarak oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
Rant için yasaları çıkartmakta zorlanmayanlar, kendilerinden önceki yerel yönetimlerin hatasından, yasalara uyuyormuş gibi davranmaktadırlar; ‘ Yüzüncü Yıl Birlik Parkı’ nın korunması için gereğinin yapılması zor değil aslında, ama mazlumun hakkı veriliyor denilerek bir avuç yeşil, çocukların kum kovaları, aşıkların ağaçları, yaşlıların özlemleri iş makinelerinin altında ezilmek istenmektedir.
***
YORUM, ÖNERİ, GÖRÜŞ VE KATKILAR:

“İSTANBUL’UN GÖKDELENLERİ”

Ankara, Çankaya “100. YIL BİRLİK PARKI”
Koruma ve kurtarma mücadelesine ithaf olunur.

Birde bakmışsın binlerce yıllık sahile
Dikilir TOKİ eliyle,
Ataköy sahillerine
İstanbulun gökdelenleri,
Çirkinleştirir heryeri.

Gökten ne yağarsa 
Yer kabul ermez mantığı,
Rant eliyle mısır gibi patlatır,
Gecekondular gibi
İstanbulun gökdelenleri,
Çirkinleştirir heryeri.

Tarihi doku demez konar,
Çocuk parkı demez satar,
Yeşil alanı havada kapar,
İstanbulun gökdelenleri,
Çirkinleştirir heryeri,

Torba yasalarında bulunur ince ayar,
Senin tapulu mülkümü yok sayar,
Oturduğun evi  değeri,
arsa fiyatına bakar,
İstediği bedeli kendi koyar,
Seni yerinden etmek için hazırlık yapar, 
İstanbulun gökdelenleri
Çirkinleştirir heryeri

Nereye baksan rantı görürsün,
Dünya şehrinin yüzünde çıkan 
Çıbanlara üzülürsün,
Kapatır sahilleri,
Kanserli hücreler gibidir
Kapatır cüsseleriyle gökkubbeyi,
İstanbulun gökdelenleri,
Çirkinleştirir heryeri.

Belediyeler hesap sormaz,
Başbakan  talimat verir kale alınmaz,
Derdini anlatacak merci bulunmaz,
Kalabalıklar tıkar caddeleri,
İstanbulun gökdelenleri ,
Çirkinleştirir her yeri.

Sedat TİMUR, İstanbul, 23 Mayıs 2013

2 Mayıs 2013 Perşembe

Çiğdem Semt Meclisi, 2013 Yılı Genel Kurulu Yapıldı

ÇİĞDEM SEMT MECLİSİ
2013 YILI "SEÇİMLİ" OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

                 Çankaya Kent Konseyi Başkanı
      Sayın Dr. Işıkhan GÜLER Açış konuşmasını yaptı.
Çiğdem Semt Meclisi Seçimli Genel Kurulu 28 Nisan 2013 Pazar günü; İşçi Blokları Mahallesi,  Çukurambar Mahallesi, Çiğdem Mahallesi ve Kızılırmak Mahalleleri sakinlerinin katıldığı büyük bir çoğunlukla ve Çankaya Kent Konseyi Başkanı Sayın Dr. Işıkhan GÜLER' in katılımıyla, 100. Yıl İşçi Blokları Mahallesindeki Semt Meclisinin kendi binasında yapıldı. Bu dönem seçilen Yürütme Kurulu üyeleri 2013 ve 2015 yılları arasında iki yıl süre ile görev yapacaklar.

                     Divan Başkanı 100. Yıl İşçi Blokları Muhtarı
                   Sayın Hasan Sarıkaya genel kurula açıklama yapıyor.

YÜRÜTME KURULU ÜYELERİ:
1. Hasan SARIKAYA                 İŞÇİ BLOKLARI Mah. Muhtarı
2. M.İhsan GÜLBUDAK           ÇUKURAMBAR Mah. Muhtarı ve ÇAK-DER Derneği Başkanı
3. Cemal AKIN                           ÇİĞDEM Mah. Muhtarı
4. Cengiz YAĞ                             KIZILIRMAK Mah. Muhtarı
5. Ahmet Nedim KAYA               ÇAK-DER Derneği Temsilcisi
6. Erdinç KAHRAMAN              ÇİĞDEMİM Derneği Temsilcisi
7. Faruk BAYRAKTAR              İŞÇİ BLOKLARI Mah Temsilcisi
8. Zahide ERDEM                       İŞÇİ BLOKLARI Mah Temsilcisi
9. Çiğdem EKİCİ                         ÇUKURAMBAR Mah Temsilcisi
10.Tülay KORKMAZ                  ÇİĞDEM Mah Temsilcisi
11.Figen YÜCEL                          KIZILIRMAK Mah Temsilcisi
12.Melih KARAKADIOĞLU                     --------------


Divan heyeti Muhtarlardan oluştu.

YÜRÜTME KURULU YEDEK ÜYELERİ:
1. Bengisu KAYA                           İŞÇİ BLOKLARI Mah Temsilcisi
2. Semra KOBAKÇI                      ÇUKURAMBAR Mah Temsilcisi
3. Tülin AĞCA                                ÇİĞDEM Mah Temsilcisi
4. Afife KALELİ                             KIZILIRMAK Mah Temsilcisi
Seçime Katılım Yüksekti
2013-2015 Çalışma Dönemi için seçilen yürütme kurulu üyeleri ilk toplantılarında aralarından Dönem Sözcüsü seçerek görev bölümü yapacaklar. Çalışma arkadaşlarıma yeni dönemde başarılar dilerim.

AHMET NEDİM KAYA - MİMAR
100. Yıl Birlik Parkı Platformu
Koordinatör

13 Mart 2013 Çarşamba

BİRLİK'DEN: "DUYURU VE ÇAĞRI"

100.YIL İŞÇİ BLOKLARI, ÇİĞDEM, ÇUKURAMBAR VE KIZILIRMAK MAHALLELERİ SAKİNLERİNE DUYURU VE ÇAĞRI
Sayın; Muhtarlarımız, Site Yöneticilerimiz ve 
Değerli Komşularımız
Bildiğiniz gibi, Birlik Parkımızın  mevcut konumun korunması için bir yılı aşan bir süredir mücadele etmekteyiz. 2011 yılında Ankara B. Belediye Meclisinin almış olduğu kararla parkımızın  büyük bir bölümü konut+ticaret alanına dönüştürülmeye çalışılmıştı. Bölge sakinlerinin destekleri ile karşı bir mücadele verilerek, hem kamuoyu oluşturulmuş hem  de hukuksal zeminde davalar açılması sağlanmış ve 18.07.2012 tarihli mahkeme kararı ile yapılmak istenen düzenlemenin iptali sağlanmıştır.

Ancak, Ankara B.Belediye Meclisi, 14.12.2012 tarihinde; parkımızı ve bölgedeki üç küçük parkı ve bir kısım yeşil alanın da içinde bulunduğu bazı parselleri bu sefer “kentsel dönüşüm ve gelişim bölgesi” ilan ederek yeşil katliamına başka bir kılıf aramaktadır. Birlik Parkımızın önemli bir bölümünü ticaret + konut alanına  dönüştürülmesini içeren; 1/5000 ve 1/1000’lik uygulama imar planlarının yapılmasına karar vermiş ve ilgili planları 18 Ocak 2013 tarihinde  askıya çıkartmıştır…
Askı sürecinde; ilgili planlara ve kararlara yaklaşık 5 000 bölge sakini itiraz etmiştir.

Sayın komşularımız, yukarıda açıkladığımız gelişmeler için başvurulan hukuksal yolların ve açılan davaların bedelleri bugüne değin iki sitenin katkısıyla karşılanmıştır. Bu siteler; Me-Ko Sitesi ve Birlik Sitesidir. 2012 yılında başlatılan hukuksal süreçte; diğer sitelerin yöneticilerine yapılan çağrılar ve gerçekleştirilen toplantılarda bu sürece ekonomik olarak katkı sunmaları istenmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamamıştır. Birinci dava sürecinin külfeti söz konusu iki site tarafından karşılanmıştır. 

Ancak Ankara B.Belediyesi : 2012 yılındaki yapmak istediği İmar Planı değişikliklerinin; Ankara İdare Mahkemeleri tarafından, Kamu Yararı görülmediği ve aynı büyüklük ve niteliklere sahip yakın çevrede yeni bir park oluşturmadığı için iptal edilen kararlara rağmen, yeniden  parkımız hakkında,hukuk ve yasa dışı bir ısrarla aynı amaçla yok edici olarak, üç değişik Meclis Kararı almış ve bu kararlara bağlı olarak İdare  Mahkemelerinin Red  ve İptal Kararlarına, sözüm ona yasal olarak  uyarak başka bir planlama yapmak istemektedir. 

Diğer bir ifadeyle B.BELEDİYESİ , KAMU YARARI OLMAYAN VE PARKIMIZI YOK ETMEK İSTEYEN YENİ PLAN TEŞEBBÜSLERİNİ  2013 YILINDA DA UYGULAMAYA TEŞEBBÜS ETMİŞTİR.

2012 yılındaki teşebbüsü nasıl ki İdare Mahkemelerince iptal edildi ise konu ve içeriği aynı olan "2013 yılı parkımızı yok etme planı" da aynı yöntemle iptal edilecektir. 

Birlik Parkımız için bugüne kadar, KAR KIŞ YAĞMUR SICAK demeden Birlikte hareket ettik ve Parkımızın yağmalanmasını önleyerek, sonuçlarını birlikte aldık.

Aynı BİRLİKTELİK ve ELBİRLİĞİNİ 2013 yılında ve olacaksa devamında da göstermemiz ANKARA TARİHİNDE BİR İLK' tir. En büyük gücümüz hiçbir görüş ve düşüncenin etki alanında olmadan Birlik Parkını Kullanan Bölge Sakinleri ve DÖRT MAHALLE MUHTARLIĞI'nın  oluşturduğu 
"100.Yıl Birlik Parkı Platformu" adıyla kurduğumuz STK olarak sadece insana hizmet için doğayı koruyan ve Kamu Yararı için hareket ederek KOMŞULUK SİSTEMİ'ni Ankarada yaşayanlara ve Ankarayı yönetenlere yeniden göstermekteyiz.

B.Belediyesinin, HUZUR VE SAĞLIK KAYNAĞIMIZ BİRLİK PARKIMIZ' a  yönelik olarak aldığı,

" PARÇALA, BÖL ve YOK ET" sistemi  üç kıyım kararı için,

17 Mart 2013 tarihine kadar üç ayrı davanın açılması gerekmektedir.

Konuyu görüşmek için  06.03.2013 tarihinde 17 site yönetimine toplantı yapılması için çağrı yapılmış, ancak bu çağrı üzerine dört site yönetimi  toplantıya gelmişlerdir. Diğer site yönetimlerinden her hangi bir katılım söz konusu olmamıştır. Yaşanan bu durum  düşündürücü ve üzüntü vericidir. Birlik Parkı sorunu hepimizin sorunudur. Sorunun çözümü için destek vermek hepimizin birincil görevi olması gerekir.
06.03.2013 tarihinde yapmış olduğumuz ve dört site  temsilcisi ile Birlik Platformu Üyelerinin de katılmış olduğu toplantıya, avukatımızda katılmış ve olayın gelişimi ve de yaşanabilecek hukuksal süreç hakkında bizleri bilgilendirmiş ve sorulara cevaplar vermiştir. Toplantıda şu sonuçlara varılmıştır.
1)  Kentsel Dönüşüm, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan kararları için üç ayrı davanın açılması,
2)  Zaman kazanmak ve olası maliyetleri asgari seviyeye çekebilmek için,  itiraz dilekçesi    vermemiş kişiler üzerinden dava açılması ve itiraz edenlerin davaya sonradan müdahil olması,
3)  Ayrı ayrı sitelerden, itiraz dilekçesi vermemiş yaklaşık on ismin belirlenmesi ve bu on kişi üzerinden davaların açılması,
4)  İtiraz dilekçesi vermemiş değişik sitelerden belirlenecek on kişinin  12.03.2013 tarihine kadar belirlenmesi,
5)  Açılacak üç dava için; avukatlık ücreti, dava açma harçları ve diğer harçlar ile bilirkişi ücretleri de dikkate alınarak toplam maliyetin yaklaşık 20.000.TL olabileceği,
6)  Yargı sürecindeki maliyetlerin karşılanması için bölge sakinlerinin kendi site yönetimleri aracılığı ile veya doğrudan katkıda bulunması ve bu katkı miktarının daire başı 25 TL olması gerektiği sonucuna varılmıştır.Açılacak Davalar kazanıldığı taktirde avukatlık ücreti hariç  olmak üzere, dava harçları, mahkeme masrafları ve bilirkişi ücretlerinin geri alınabileceği bilinmektedir.
Değerli bölge sakinleri ve site yöneticileri, sizleri bu konuda duyarlı olmaya ve bu sürece hem fiili olarak hem de mali olarak destek vermeye davet ediyoruz.
Vereceğiniz mali destek bölgedeki site yöneticilerinin ve muhtarlarımızın da için de yer aldığı bir komisyon tarafından denetlenecek ve harcama belgeleri tüm sitelerde ilan edilecektir.
Bu konuda ayrıntılı bilgi almak isteyen komşularımız, ME-KO sitesinin aşağıdaki yönetim telefonuna başvurabilir veya doğrudan bilgi isteyebilir  ve şahsi veya topladıkları mali katkıları alındı makbuzu karşılığında teslim edebilirler. 

15.03.2013 Cuma günü akşam saat 18:30 da avukatımızın da katılacağı kapsamlı bir toplantı yapılacaktır.

Toplantı yeri; ME-KO Sitesi D-Blok Yönetim dairesidir.
Tüm Muhtarlarımız, komşularımız ve site yöneticilerimizin toplantıya katılmalarını önemle rica ediyor; duyarlılığınızı bekliyor saygılarımızı sunuyoruz.  
(10 Mart 2013 – Pazar)


                                                                BİRLİK PARKI PLATFORMU
Bilgi:                                                        
Me-Ko Sitesi Yönetimi 
0312 / 287 65 73

FARUK BAYRAKTAR 
                          

26 Şubat 2013 Salı

İBRAHİM MELİH GÖKÇEK VE DİĞER "ŞÜPHELİLER" HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

…/…/2013
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

ŞİKAYETÇİLER                
: (Ad- Soyad, TC Kimlik, Adres, Telefon)

ŞÜPHELİLER                                 :
1) İbrahim Melih GÖKÇEK / Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı
2) Ömer Faruk ERCİYES / Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı
3) Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu Üyeleri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclise sunulan raporda imzası olanlar)
4) Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı Yetkilileri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclise sunulan görüşte imzası olanlar)
5) Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclis Kararlarına Olumlu Oy Kullananlar)

SUÇ                                       : İdari Yargı Kararını Uygulamamak ve Yargı Kararlarını Etkisiz Kılmak Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak, görevinin gereklerine uygun bir şekilde, basiretli ve olağanüstü özenli davranması gerekirken gerek kasten gerekse de ihmalen aykırı hareket etmek suretiyle semt sakinlerinin yeşil alanlarını yok ederek mağdur edilmesinde ısrarcı olmak, Mahkeme kararının gerekçelerini ortadan kaldırmak için verilen konusu Suç Olan Emir ve Talimatları uygulayarak bilim ve fennin gereklerine aykırı geçici, parçacı rapor ve görüşler hazırlamak suretiyle Mahkeme kararlarını etkisiz kılmak  (TCK 257 vd ceza hükümleri)

SUÇ TARİHİ                                  : 21.11.2012 (EİDB görüş tarihi) ve 14.12.2012 (Belediye Meclisi ve İmar Komisyonu Rapor Tarihi)

SEVK MADDESİ               : Re’sen rastlanılacak sebepler yanında, 5237 s. Y. 257. Maddesi uyarınca

AÇIKLAMALAR                :

OLAYLAR ve GELİŞMELER                  :

Çankaya İlçesi Karakusunlar Kd.7940 ve 7942 nolu parsellerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 tarih ve 3438 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği 23.12.2011 tarihinde askıya çıkmıştır. Semt sakinleri dava konusu plan değişikliğine 1 aylık askı süresi içerisinde 9.1.2012 tarihinde ayrı ayrı dilekçeler ile binlerce imza vermiştir.

Bizlerin de aralarında bulunduğu plana karşı tüm itirazlar Belediye Meclisinin 17.02.2012 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 283 sayılı karar ile reddedilmiştir.

İtirazların reddine dair kararlar, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 20.03.2012 tarih ve 882 sayılı yazısı ile 23.05.2012 tarihinde adi posta ile gönderilmiş ve itiraz edenlerin bir kısmı idare mahkemelerinde davalar açmıştır.




AÇILAN BU DAVALAR DIŞINDA MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI İLE ŞEHİR PLANCILARI ODASI’NIN AÇTIĞI DAVALARDA ANKARA 10 VE 15. İDARE MAHKEMELERİNCE AYRI AYRI BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMIŞ, ARDINDAN MAHKEMELERCE YÜRÜTMEYİ DURDURMA VE İPTAL KARARLARI VERİLMİŞTİR.


Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanan “Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerde 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği”ne yapılan itirazlara ilişkin Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 gün ve 3438 sayılı kararı ile onaylanan “1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği” ile bu kararı durduran ve iptal eden Mahkeme kararları sonrasında MAHKEMELERCE VERİLEN İPTAL KARARLARININ GEREKÇELERİNİ ORTADAN KALDIRACAK ŞEKİLDE ALINAN YENİ MECLİS KARARLARI İLE SEMT HALKININ VE ANKARALILARIN MAĞDUR EDİLMESİNE DAİR OLAYLARA AŞAĞIDA YER VERİYORUZ.

Alana ilişkin ilk imar planı Bakanlıkça 28.01.1982 yılında yapılmış ve İmar Heyetinin 27.04.1982 gün ve 221 nolu kararı ile 74950 nolu parselasyon planı onaylanmıştır. 109.339 m² yüzölçümlü 7490 sayılı parselin 16.084 m²’sinin DOP, 34.710 m² ‘sinin bedelsiz terk olarak ayrıldıktan sonra 58545 m²’si diğer imar ada/parsellere tahsis edilmiştir. 130.946 m² yüzölçümlü 7492 sayılı parselin 20.856 m²’sinin DOP, 40.381 m²’sinin bedelsiz terk olarak ayrıldıktan sonra 69.709 m²’si diğer imar ada/parsellere tahsis edilmiştir.

1982 yılında onaylanan 74950 nolu parselasyon planı notlarından “ Yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğitim ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı gerçekleşmeden iskan izni verilemez” hükmüne karşı o dönem SS Üçüncü İdareciler Arsa ve Yapı Kooperatifi adına Ankara 8. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucu dava konusu iskan izni verilmez hükmü işlem iptal edilmiştir.. söz konusu karar Danıştay 6. Dairesince onanmış, davalı Çankaya Belediyesi Başkanlığı karar düzeltme yoluna gitmiş, karar düzeltme talebi de Danıştay 6. Dairesince reddedilerek onama kararı kesinleşmiştir.

Karar sonrasında Çankaya Belediyesi’nce başvuru sahiplerine “iskan verilmesi“ yönünde karar verilmiştir. Belediye, 18.1.2007, 1862 sayılı yazısı ile iskan belgesi verilen ada parsellerin listesi ile Mahkeme kararları Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na da üst yazı ile göndermiştir.

Ancak ilgili idarelerce tarafından söz konusu plan notuna rağmen hem iskân ruhsatı vermiş hem de “kamuya terk işlemleri” gerçekleştirilmemiştir.  

1)     Kamuya bedelsiz terki öngörülen alanların plan notuna göre terki yapılmayarak donatı alanlarında kalan kadastro parsellerine 2. kez imar hakkı talep edildiği plan teklifi 11.03.2009/678 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye meclisi kararı ile onaylanmıştır.

Plan teklifi ile mülk sahiplerine 27446 ada 1 nolu parsele isabet eden sağlık kurumu Alanı ile güneyindeki Çocuk Bahçesi Alanından oluşan 8924 m² yüzölçümlü E:1.80 yoğunluklu konut alanı ayrıldığı, fiziki imkansızlıklara rağmen taleplerinin mümkün olduğu ölçüde karşılanmış olduğu bildirilmiştir.

Söz konusu plana mülk sahipleri tarafından “planlama alanı içerisinde rantı daha yüksek olan başka yerden yer verilmesi ve daha fazla imar hakkı verilmesi” gerekçesiyle mülk sahiplerince itiraz edilmiş, itirazın reddine karşı açılan Ankara 4. İdare Mahkemesinin 15.4.2010 tarih ve 2010/214 E., 2010/567 K sayılı ilamı ile dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Bu davanın reddi üzerine bu kez mülk sahipleri tarafından belediye aleyhine kamulaştırmasız el atma davaları açılmaya başlanmış ve davalar Belediye aleyhine sonuçlanmaya başlamıştır. (Örn: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2.2.2010 tarih ve 2009/105 E., 2010/7 K[1]) Bu ve benzer davalar üzerine Belediyece, söz konusu davalarda yüksek bedellere hükmedildiği gerekçe gösterilerek kendi ihmali neticesinde kendisine yüklenen bu yükten kurtulmak için bu kez söz konusu parsellerin yeniden düzenlenmesini gündeme getirmiştir. Bu husus birçok yazışmasında geçmektedir

7490 sayılı parselin yüzölçümünün 34.710 m² olarak görüldüğü ancak bedelsiz terk gerçekleştirildiği şu anki büyüklüğünün 26472 m² olduğu, 7492 sayılı parselin yüzölçümünün 40.381 m² olarak görüldüğü ancak bedelsiz terk gerçekleştirildiği şu anki büyüklüğünün 30.797 m² olduğu, toplamda 57.269 m² maliklere aittir.

Malikler tarafından yapılan plan teklifi; ilgili kurum görüşü alınmadan ilkokul alanının tamamının ve ilkokul yanındaki donatı alanlarının kentsel çalışma alanına dönüştürülmesi, kentsel çalışma alanına bölgenin emsalinde yüksek emsal verilmesi, kentsel çalışma alanı içinde residans konut yer alabileceğinin belirlenmesinin bölgeye ek nüfus getirmesi, SKT alanının emsalinin 0.50’den 1.5’e çıkartılması, özel sağlık, özel eğitim ve kreş alanının hem kadastro parseli dışında ayrılmış olması hem de parktan oluşturulmasının imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına uygun olmadığı gerekçe gösterilerek nedeniyle alternatif bir plan hazırlanmıştır.

57.269 m² yüzölçümlü 7490 ve 7492 sayılı parsellerin %40 DOP kesilerek arta kalan yaklaşık 34.361 m² faydalı alan oluşturmak üzere söz konusu parseller içerisinde kavşak alanı, yol, mevcut park; çocuk bahçesi alanlarının ticari rekreasyona dönüştürüldüğü, ticari rekreasyon alanlarında yapılaşma koşullarının E:0.15, H:2 kat olarak belirlenen plan teklifinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanmıştır.

17.06.2011 gün ve 1791 sayılı karar ile onaylanan imar planına ilişkin mülk sahiplerince önce “Yapılan plan imar mevzuatına, yasanın öngörmüş olduğu plancılık esaslarına ve şehircilik ilkelerine uymadığı gibi adalet ve hakkaniyetten de çok uzaktır. İdarelere, maliklerinin görüşleri ve muvafakati alınarak, mağdur edilmeden yeniden plan yapılması” talebi ile dilekçeler verilmiştir.

Yine semt sakinlerince ikinci defa “1/1000 ölçekli plan dahil imarın tüm aşamaları tamamlanıp plan tapuya tescil edildikten sonra açılan kamulaştırmasız el atma davalarından ve doğacak tazminat haklarından vazgeçileceğinin taahhüdü ile söz konusu alanın “Kentsel Servis Alanı” kullanımı ve E=1,50 yapı yoğunluğu ile düzenlenmesi talebi” ile dilekçeler verilmiştir.

Nihayet semt sakinlerince 3. kez verilen dilekçeler ile “Parsel kullanım kararı “konut ve ticaret”, “emsal 2.5”, “hmax serbest” olacak şekilde konut, ticaret, büro-ofis ve her türlü işyeri birlikte ya da ayrı ayrı projelendirilebilir ve ±00 kotu yoldan, tabii zemin ortalamasından ya da proje müellifinin uygun göreceği noktadan verilmesi, ±00 kot altı emsal haricidir" imarlı 16000 , m2 (+- 100) alanlı müstakil bir parsele hisselerimizin aşağıdaki hisse oranlarıyla birlikte taşınması ve bir ay içerisinde uzlaşma komisyonunun toplanarak yukarıdaki şartlarda karşılıklı uzlaşma tutanağının imzalanması, üç ay içerisinde 1/5000 planın meclisten geçirilerek kesinleşmesi ve nazım imar planının ilçeye intikalinden itibaren bir yıl sonuna kadar ilçe belediyesi tarafından meclis kararına bağlanmaması halinde 5216 sayılı kanunun 7/b maddesi gereğince en geç üç ay içerisinde Büyükşehir Belediyesince 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve kesinleşmesini takiben parselasyon planı işlemlerinin bitirilerek imar tapularının dağıtılması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde maliklere tahsis edilen 16000 m2 (+-100) dışındaki bakiye hisselerimizi bedelsiz olarak terk edeceğiz ve davalarımızdan feragat edeceği taahhüdü” ile ilan askı süresi içerisinde plan değişikliklerine itiraz edilmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanan “1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği”ne yapılan itiraza ilişkin Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 gün ve 3438 sayılı kararı ile “Ticari rekreasyon kullanımının kaldırılarak güney bölümdeki 2 ticari rekreasyon adasının yeşil alana döndürülmesi, 25 m.lik yola cepheli kuzeydeki yaklaşık 16000 m2 rekreasyon adasının konut+ticaret kullanımına çevrilerek E=2,5, H=Serbest imar durumu verilmesi, konu ile ilgili gerekli plan notlarının oluşturulması” ile “Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerde 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği” onaylanmıştır.

Söz konusu Plan Değişikliğine “İmar Kanunu’na, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına bütünüyle aykırı olduğu” gerekçesi ile tarafından TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 2011/2124 E. sayılı dosyası üzerinden iptal davası açılmıştır. Dava halen görülmektedir, ancak bu suç duyurusuna konu olan meclis kararı öncesinde meclisçe kabul edilen kararlara karşı 10 ve 15. İdare Mahkemesinde açılan davaların konusu plan revizyonu, 4. İdare Mahkemesinin yargılaması devam ederken revize edilmiştir. Bu kararlar da 10 ve 15. İdare Mahkemelerince bilirkişi incelemesi sonrasında önce durdurulmuş, ardından iptal edilmiştir.  (Savcılıkça bu karar ve raporların temin edilmesini talep ederiz)

BU KARARIN ARDINDAN ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2207 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER DE 1/1000 ÖLÇEKLİ UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de askıya çıkartılmıştır. Söz konusu uygulama imar planı; Birlik Parkının  kullanımını daraltıcı niteliktedir. Bölgedeki aktif iki parkı ve bir kısım yeşil alanı  tamamen Ticari Rekreasyon alanına dönüştürmektedir. Olası depremlerde güvenli alanları ortadan kaldırıcı bir yönü bulunmaktadır. Bölgede ki nüfus yoğunluğunun artırmaktadır. Hali hazırda yetersiz olan; alt yapı, sosyal donatı alanları ile yeşil alanların daha da yetersiz hale gelmesine etki edici bir nitelik taşımaktadır.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2205 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER DE 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de Başkanlığınızda askıya çıkartılmıştır.

Oysa söz konusu parsellere ilişkin, 29.11.2011 tarih ve 3438 sayılı karar ile onaylanan ve 23.12.2011 tarihinde askıya çıkartılmış 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği; Ankara 15. İdare Mahkemesinin; 18.07.2012 gün ve E:2012/233, K:2012/1197 sayılı kararı ile; yapılmak istenen değişikliğinin KAMU YARARI TAŞIMADIĞINA , Parkın bütünlüğünün korunması için kamulaştırma aracının kullanılması gerektiğine işaret ederek, uygulamanın iptal edilmesine karar vermiştir.

Yukarıda ifade edilen mahkeme kararına rağmen belediye meclisi, ilgili parsellerin bir bölümünün üzerinde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim kararı almıştır. Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırına bakıldığında, sınırların parklar ve yeşil alanlardan ibaret olduğu görülmektedir. Bu tablo Kentsel Dönüşüm ve Gelişim düzenlemesinin ruhuna ve amacına aykırılık teşkil etmektedir.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin;  İmar Planı Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar Bölümünün 27 maddesinin 2. Fıkrasında ifade edilmiş olan; “ İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. şeklindeki hukuki zorunluluk vurgulanmış olmasına karşın, plan bütününde söz konusu hükmün uygulanmadığı görülmektedir.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2201 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJE ALANI OLARAK ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de askıya çıkartılmıştır.

Söz konusu karar, 5393 sayılı kanunun 73. Maddesinin (Değişik 17/6/2010-5998/1.md.) birinci fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir. Keza ilgili kanun maddesinin birinci fıkrası; Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Sınırları içerisinde kamu mülkünün bulunması halinde Bakanlar Kurulu Kararı şartını zorunlu kılmaktadır. İlan edilen bu sınır içerisinde belediye hissesinin de bulunması nedeniyle bu yasa maddesine aykırı bir işlem tesisi edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sınır; Birlik Parkının bütünlüğünü bozucu, kullanımını sınırlayıcı bir sonuç doğurmakla birlikte, bölgedeki iki küçük park ile yeşil alanları da ortadan kaldırıcı içerikli olduğu anlaşılmaktadır.

SÖZ KONUSU KARARLAR, 10 VE 15. İDARE MAHKEMELERİNCE VERİLEN KARARLARIN VE DAYANAĞI BİLİRKİŞİ RAPORLARININ GEREKÇELERİNE AYKIRI OLUP, MAHKEME KARARLARININ ETKİSİZ KILMAK, BU KARARLARIN GEREKLİLİKLERİNİ UYGULAMAMAK AMACI İLE ALINMIŞ KARARLARDIR.

Oysa Anayasa Md.138/son’da “...Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmiş,

İYUK Md.28/1’de “...Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. (...)” ifadelerinde bulunulmuş,

TCK Md. 257’de ise “(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (...)” hükmüne yer verilmiştir.  

Suça konu eylemin “İPTALİ” kararının uygulanmaması olduğu hususu da dikkate alınarak iptal kararlarının mahiyeti üzerinde durulması gerekmektedir.

“...Anayasa kuralları, buyurucu ve bağlayıcı Hukuk kurallarıdır. Mahkeme kararlarının geciktirilmeden yerine getirilmesi zorunludur. İnsan hak ve özgürlüklerini; sosyal adaleti, toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı amaçlamış demokratik bir Hukuk Devletinde, açıklanan Anayasa ve kanun kurallarına rağmen bir Mahkeme kararının yerine getirilmemesi düşünülemez. Aksi halde bu kanun kuralları kağıt üzerinde kalmaya zorunlu, değersiz sözcükler olmaktan öteye gidemez. (...) Bir bakan ya da mahkeme kararlarını uygulama durumunda bulunan diğer Kamu görevlilerinin yukarıda açıklanan Kanuni kuralları bilmedikleri ileri sürülemez. Öyle ise; açık, kesin ve emredici Kanun kurallarına bilerek aykırı davranış da kişisel kusur kabul edilmek gerekir. (...) Görülüyor ki, Yargıtay ve Danıştay kararlarında, suçun oluşması için mahkeme kararını yerine getirmeyen Kamu görevlisinin ayrıca garaz, kin, husumet ve benzeri duyguların etkisiyle hareket etmesi aranmamaktadır. Sadece kararın uygulanmaması suç teşkil ettiğine göre (...)” (YİBGK, 1978/7 E., 1979/2 K., 22.10.1979 T.) denilmiş, en genel hukuk kuralları bağlamıyla, iptal kararının da uygulanması zorunlu yargı kararlarından olduğu, yargı kararlarının yerine getirilmemesinin de suç olduğu kabul edilmiştir.

İdari yargı kararlarını uygulamakla yükümlü olanların, idari yargı kararlarını geciktirmeksizin uygulamak zorunda oldukları, idari yargı kararları üzerinde hiçbir tasarruf hakları olmadığı doktrin ve uygulama tarafından, yasal düzenlemeyle de koşuttur: Şöyle ki, “...Mevzuatımızda, yargı kararlarının uygulanması konusunda idareye takdir yetkisi tanınmadığı (...) açıktır. (...)” (D. 5. Da. , T: 29.12.199, E: 1999/510, K:1999/4566)

Keza takdir yetkisi ile ilgili görülen bir davada “(…) sanığın ‘yürütmenin durdurulması ve katılanın görevine iadesi’ konusunda Danıştay kararını tebligat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yerine getirmemekten ibaret eyleminin, İdari Yargılama Yasasının 28/1. maddesine açıkça aykırı bulunduğu, bu nedenle T. Ceza Yasasının 228. maddesindeki suçun oluştuğu gözetilmeden; ‘…üst mercilerden onay için beklendiği, alınan onayın tebliğinden itibaren makul süre içinde katılanın işe alındığı…’ gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı (…)” (4. C.D., 23.10.2000. 5861/6973) olduğuna dikkat çekilmiştir.

İptal kararı ile ilgili olarak da aynı gerekçelerin geçerli olduğu hukuki bir gerçektir.

Anayasa’nın 138. Maddesi, yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini dahi yasakladığına göre; yargı kararlarını uygulamamanın açık bir Anayasa’yı ihlal suçu oluşturduğu şüphesizdir. Bu ağır eylemin cezasız bırakılması, kamu görevlilerinin haksız yere korunması Anayasa’nın 2. maddesinde teminat altına alınan hukuk devletlerinde kabul edilemez bir uygulamadır.
Yukarıda aktarılan tümcelerden, idarenin, idari yargı yerince verilen yürütmenin durdurulması kararını uygulamaktan, “idari tasarrufu ve onun sonucu olan işlemleri durdur(mak) ve bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağla”mak zorunda olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
 “...Bir iptal davasında verilmiş bulunan yürütmenin durdurulması kararı (...); henüz ortada bir iptal kararı bulunmadığı halde, iptali istenilen idari tasarrufu ve onun sonucu olan işlemleri durdurur ve bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar. Doktrinde genel olarak kabul edilmiş olan bu kural, yargısal içtihatlarla, uygulamada belirli bir biçimde yer almıştır. Aksi düşünüş tarzı, idari yargı kararlarının uygulanmaması gibi hukukun kabul edemeyeceği bir sonuç doğurur. Nitekim 9.7.1966 gün ve E: 1965/21, K:1966/7 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Dava Daireleri Kurulunun 14.1.1966 gün ve E:1965/470 sayılı kararı ile bu kuram kabul edilerek idari yargı kararlarının uygulanması sağlanmıştır. (...)” (D.3.Da., 9.3.1978, E:1978/151, K:1978/199, DD.32-33, s.207-211; Bu karar İDGK’nun 13.4.1978 günlü, E:1978/20, K:1978/26 sayılı kararıyla onanmıştır.)
HUKUKİ SEBEPLER         : TCK ve ilgili sair mevzuat
DELİLLER               : Ekte ibraz edilen belgeler, mahkeme kararları, yargısal içtihatlar, yemin ve yasal her türlü delil…
SONUÇ VE İSTEM           : Yukarıda açıklanan, kendiliğinden dikkate alınacak ve soruşturma aşamalarında ortaya çıkacak nedenlerden dolayı her bir şüpheli için ayrı ayrı değerlendirilme yapılmak suretiyle gerekli soruşturmanın yapılarak, kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ederim.  
                                                                                                           Şikayet Eden
                                                                                                      (Ad- Soyad, İmza)


EKLER:
1)      Kimlik belgesi



[1] Söz konusu karar Yargıtay 5. HD’nin 28.6.2010, 2010/5649 E., 2010/12331 K. Sayılı ilamı ile onanmıştır. 

25 Şubat 2013 Pazartesi

Suç Duyurusu...

Melih Gökçek Hakkında 
Suç Duyurusu
Çankaya'daki 4 mahallenin sakinleri, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin, Birlik Parkı'nın bütünlüğünün korunması gerektiğine ilişkin mahkeme kararına uymayarak, görevlerini kötüye kullandığı" iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih...

Çankaya'daki 4 mahallenin sakinleri, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin, Birlik Parkı'nın bütünlüğünün korunması gerektiğine ilişkin mahkeme kararına uymayarak, görevlerini kötüye kullandığı" iddiasıylaAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in de arasında bulunduğu bazı sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
Mimar Ahmet Nedim Kaya, Çankaya'daki 100. Yıl İşçi Blokları, Çukurambar, Çiğdem ve Kızılırmakmahallelerinin bir grup sakini ile birlikte adliye önünde basın açıklaması yaptı.
Mahalle sakinleri olarak, "Ankara il merkezinin aktif yeşil alanlarının yüzde 3'ünü oluşturan Birlik Parkı'nın mevcut durumunun korunması için mücadele ettiklerini" ifade eden Kaya, Büyükşehir Belediyesi'nin, "parkı parçalamak, yüksek emsal katsayısı ile imara açmak için mevzi imar değişikliği planları hazırladığını" anlattı.
Bu planların, geçen yıl Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce, "kamu yararı taşımadığı ve parkın bütünlüğünün korunması gerektiğine işaret edilerek" iptal edildiğini ifade eden Kaya, "Ancak, Büyükşehir Belediyesi ısrarla ve ikinci defa Birlik Parkımızı parçalamak, yüksek emsal katsayısı ile imara açmak için iptal edilen bir önceki plandan az farklı olarak yeniden yasalara ve hukuka uygun olmayan Belediye Meclisi kararları almıştır" dedi.
Bu sürecin mahkeme kararına, İmar Kanunu'na ve şehir planlaması usul ve kriterlerine aykırı olduğunu savunan Kaya, bu nedenle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ömer Faruk Erciyes, değişikliğin lehine oy kullanan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeleri ile Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.
Suç duyurusunda sorumluların, "idari yargı kararına uymayarak ve yargı kararlarını etkisiz kılmak suretiyle görevi kötüye kullandıkları" savunuldu.
Mahalle sakinleri, açıklamanın ardından şikayet dilekçelerini savcılığa verdiler.
Anadolu Ajansı  [4346986] - Muhabir: Barış Kılıç